Yemek Âdâbı

,  

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

Bismillahirrahmanirrahim 

“…İnkâr edenler, dünyâda sadece zevk u safâ ederler ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacağı yer cehennemdir!” (Muhammed, 12)

Rasûlullah (sav) Efendimiz buyurdular:

“Hiçbir insan, midesinden daha tehlikeli bir kap doldurmamıştır. Hâlbuki kişiye, kendisini ayakta tutacak birkaç lokma yeter. Şayet bir kimsenin mutlaka çok yemesi gerekiyorsa, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefesine ayırsın!” (Tirmizî, Zühd, 47)

Az yemek, çok şükür ve taatte bulunmak temel prensiplerden biridir.

Yemekte dört şeyin farz olduğu söylenmiştir:

1. Sadece helalinden yemek,

2.Yenen şeyin Allah’tan olduğunu bilmek,

3. Ona razı olmak,

4. Bu yemeğin verdiği kuvvetle Allah’a âsî olmamak.

Şu dört şey de sünnettir:

1. Başlarken besmele çekmek,

2. Sonunda Allah’a hamd etmek,

3. Yemekten önce ve sonra ellerini yıkamak,

4. Sol ayağını büküp sağını dikerek oturmak.

Şu dört şey de âdâbdandır:

1. Önünden yemek,

2. Lokmaları küçük küçük almak.

3. Ağza konan lokmayı güzelce çiğnemek.

4. Başkasının lokmasına bakmamak.

Şu iki şey şifadır:

1. Dökülen ekmek ve yemek kırıntılarını yemek,

2. Yemek kabını sıyırmak.

Şu iki şey mekruhtur:

1.Yemeği koklamak,

2. Yemeğe üflemek. Yemeğin soğumasını beklemeden sıcak sıcak yememelidir. Çünkü lezzet yemeğin sıcağında, bereket ise soğuğundadır.(İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 7. Cilt, 76. Sayfa, Erkam Yay.)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Alîm: Her şeyi bilen, hakkıyla bilendir. Allah-ü Teâlâ’ya nisbet edildiğinde, zaman ve mekân kaydı olmaksızın, olmuş olanı, olmakta olanı ve gelecekte olacak şeyleri; küçük-büyük, gizli-âşikâr her şeyi ve her hadiseyi bilen demektir.

Kısa Günün Kârı

Cenâb-ı Hak, bizleri her hususta ifrat ve tefritten muhâfaza buyurup râzı olduğu bir kulluk hayâtı yaşamaya muvaffak eylesin! Bütün nîmetleri îtidâle riâyetle kullanıp şükrünü lâyıkıyla îfâ edebilmeyi nasîb eylesin!  Âmîn…

Yorum Gönder