Samimi Kılınan Namaz

,  

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

Bismillahirrahmanirrahim 

“Ey Rasûlüm! Âilene ve ümmetine namazı emret ve kendin de devam et! Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Güzel âkıbet, takvâ sahiplerinindir.” (Tâhâ, 132)

Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

“Önceki peygamberler de felâket ve musîbet anında namaza yönelirlerdi.” (Fezâil-i A’mâl, 249)

İbrâhîm (as), Nemrûd’un helâkinden sonra Urfa’dan ayrılarak yanında Sâre vâlidemiz olduğu hâlde Mısır hudûdundan geçtiğinde Firavun’un bundan da haberi oldu. Firavun’un adamları, İbrâhîm (as)’a yanındaki kadının kim olduğunu sordular. Halîlullâh ise, hîle-i şer’iyye kabîlinden “dîn kardeşi” mânâsına kardeşimdir dedi. Bu cevap üzerine İbrâhîm (as)’a dokunmayıp Hz. Sâre’yi aldılar ve saraya götürdüler. Buhârî’de bildirildiğine göre:

“Sâre saraya girince, hemen abdest alıp iki rekat namaz kıldı. Cenâb-ı Hakk’a ilticâ etti. Hakk Teâlâ da, onu muhâfaza buyurdu.”

Neticede Hz. Sâre’nin yanına yaklaşmaya kalkışan Firavun’un nefesi bir anda kesildi. Felç oldu. Zîrâ Allâh Teâlâ, Hz. Sâre’yi onun şerrinden korumaktaydı..

Gelişen hâdise üzerine Firavun, müthiş bir panik ve korku ile Hz. Sâre’yi serbest bıraktı. Üstelik câriyesi Hacer’i de ona hediye olarak takdîm etti. Hayret nazarlarıyla kendisine bakan saray erkânına:

“–Bu kadın bir cinnîdir. Benimle biraz daha kalsa, neredeyse helâk olacaktım. Zararından korunmak için ona Hacer’i verdim!” dedi.

İşte Allâh için samîmî kılınan iki rek’at namazın bu dünyâdaki mânevî tezâhürü! (Osman Nûri Topbaş, İslam, İman, İbadet, Erkam Yay.)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Vâhid: Tek olan, zatında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde ve hükümlerinde asla şeriki, ortağı, benzeri, dengi olmayan.

Kısa Günün Kârı

Yâ Rabb! Namazlarımızı, gerçek mânâ ve hikmetiyle edâ edilen ve bir mi’râc mâhiyetiyle senin ulvî vuslat ve müşâheden ile şereflenen namazlardan eyle! Namazlarımız, gözlerimizin nûru, gönüllerimizin her iki cihânda da sürûru olsun! Amin!

Yorum Gönder