Başarı Kavramını Yeniden Düşünmek

,  

Geçenlerde sevdiğim bir hizmet olan Pocket'ın kurusucu Nate Weiner'in blogunda gezerken şöyle bir parağrafa denk geldim:

NASA'nın gerçek dünyadaki örneğini düşünün. NASA imkansız olan şeyleri başarmak için var. Çalışanlarının hiçbirinin hayatlarının sadece yüzde bir kısmını dahi göremeyeceği (görünüşte) sonsuz bir alanı keşfetmeye çalışıyorlar. Bazen denemek sonuçsuz görünebilir ama yine de yapıyorlar. Ancak görünüşte imkansız bir hedefi keşfetme arayışında, her gün kullandığımız binlerce şeyi keşfedip icat ettiler.


İlginç bir tespit, hoşuma gitti. Sonra kendimin, ailemin, arkadaşlarımın, milletimin başarıdan anlayışını düşündüm. Baktım ki bizim başarı dediğimiz şeylerin hepsinin bir sonu, bittiği bir yer var. Öğrencilikte ki başarı takdir belgesi, hayatta ki başarı memur olmak amir olmak, makam mevki sahibi olmak, yat kat sahibi olmak gibi gibi hep sonu olan şeyler üzerine kurulu bir başarı kavramı inşa etmişiz. Ne acayip? Hayattaki başarı kavramımız hayvanların temel ihtiyaçları ölçüsünde yarım metre ötesinde bir hayal ve başarı kapasitesine sahibiz. İnsan hayret etmeden duramıyor doğrusu. 

Kimisi Osmanlı Devleti'nin ne kadar kudretli tarihiyle övünüp bir şey yapmıyor, kimisi gelecek kaygısıyla devlete habire sövmekten şikayet etmekten bir şey yapmıyor. Toplumun genelinden fazlasının bir ideali, bir hayali dahi yok.  Böyle yapılınca bir şeyler düzeleceğini sanmak aptallıktan başka bir şey değildir. Mantıklı ve tutarlı hiçbir tarafı yoktur. 

Bizim millet olarak kendince bir toplumsal ideali belirlemek ve bu ideal için uygun adımlar atmak gerekmektedir. Yoksa sürekli devletin 6 ay da bir yapacağı maaşı beklemek çözüm değildir. Bunu yapabilmek için insanımızın en başta sevgiyi öğrenmesi gerek. Öteki türlü bunlar beyhude bir çabanın sonuçlarında başka bir şey olmayacaktır.

Yorum Gönder